çok garip. bize verilen bir fırsattı halbuki ‘yeniden ve ilk kez doğmak’. tüm fikirlerden, tüm beyinlerden, tüm yaşamlardan, tüm dokunuşlardan, tüm ön yargılardan sıyrılıp; temiz bir yaygarayla, saf bir çığlıkla, bir kaostan uyanmak..
herkesten bağımsız, kimse olmadan, dahası kimsenin elini tutmadan, nefes almayı başarabilmiştin ya hani daha ilk saniyeden. şimdi bu kırılganlığının anlamı ne? aidiyetini belirlerken her seferinde dikkatsizce attığın adımları, kenara çekilip bir taşın üstüne oturup bileklerinden kendine sarılıp ağlayarak kutladın. ama dürüst olacağım. bu duyduğum en berbat ağlamaydı. başarısızdı. on üstünden ikiydi.
en başarılı ağlaman hangisiydi biliyor musun. bak o ağlaman on üzerinden dokuz virgül dokuzdu işte. anlatayım. kalk o taşın üzerinden. baştan doğuralım seni.
—————
Açtın gözlerini.
Güzel!
Esaslı bir nefes çektin içine bilinçsizce.
Harika gidiyorsun!
Nasıl yaptığını bilmeden, önce ağzını açıyorsun kocaman, sonra aldığın şu esaslı nefesi fütursuzca atacağın çığlıkta harcıyorsun.
Burda hakkını vermek gerek. Bunca yıldır şu hayattayım, gördüğüm ve duyduğum en başarılı ağlama buydu işte. Bu kadar saf, bu kadar süslenmeden, bu kadar hüzünlü, bu kadar ümitli, karşısındaki adamı ne kadar etkilediğinin bilincinde olan bir kadının saçlarını eliyle geriye atması kadar doğal bir biçimde, ilk kazandığı parayla kendisinin değil annesinin en sevdiği tatlıyı alan bir oğlanın coşkusuna benzeyen bir coşkuyla, duyduğum en başarılı ağlamaydı bu. Sonradan, yaşanmışlıklar kutundakiler doldukça ağlaman doğallığını yitirdi, kat kat makyajlar yapıldı çığlıklarına, üzerine hiç yakışmayan giysilerle spot ışıkların altında sahneye çıkarttılar hıçkırıklarını, deşelediler, kaç doğal parça buldularsa, hepsini şekerlere batırıp sunulmak üzere geniş tabaklara dizdiler. Bu nedenle işte, kimseler el değmemişken sana, hiçbir tecrüben yokken ses tellerini nasıl titreteceğine dair, işte o zamanki ağlaman, en başarılı olanıydı bana göre. Dokuz virgül dokuzdu. Henüz ölürken ağlayan birini görmedim. Düşündüğüm gibiyse eğer, on üzerinden on’u o’na saklıyorum. Ama bu başka bir hikaye.
Şu efsanevi ağlamayla yaptığın zirveden sonra, ellerini kollarını çırpmaya başladın. Bir balık gibi eğrilip doğruldun omurganca.
Mücadelen gurur verici, devam et böyle!
Sana uzanan bir işaret parmağı.
Hayır.. hayır hayır hayır. Çok güzel gidiyordun. Sakın….
Tüm parmaklarını kullanarak, sarılıyorsun tek bir işaret parmağına.
Ve hayatının hikayesi. İlk dokunuş. İlk sığınış. Bak nasıl da bozuluyor doğallığı ağlamanın daha ilk saniyeden.
her şeyin içine nasıl sıçtığının hikayesini dinledin.
çuvalladın.
ve bu hep böyle devam edecek.
istersen deneyelim.
—————
Baştan alıyoruz.
Açtın gözlerini…
Güzel.
…
..
.
-
yuriorlov liked this
-
hayaladasi liked this
-
aslanbaligi reblogged this from odediginfilmlerdeolur
-
olivion liked this
-
yuzeydebirgerilimvar liked this
-
ucbucuksaat liked this
-
fatmass liked this
-
bensiziyavaslatirim liked this
-
hippokondriyak reblogged this from odediginfilmlerdeolur
-
yeldemdogru liked this
-
guzelseylerbutarafta liked this
-
takyon liked this
-
samtinglaykdet liked this
-
muhtesemikarus liked this
-
deafantasia liked this
-
soniktornavida liked this
-
sedamurad liked this
-
bendenadamolurmu liked this
-
bendeseni liked this
-
elephantscandraw liked this
-
askveoburcinler liked this
-
edagercekk liked this
-
maviportakal liked this
-
pinkerbell liked this
-
aybengulerim liked this
-
uzakhikaye liked this
-
reklamagerekyok liked this
-
limonsoda liked this
-
odediginfilmlerdeolur posted this