January 2010
50 posts
Kızım. Burası ölmüş kaplumbağa kokuyor. Birileri çok fena kaplumbağa öldürmüş...
– Babam
happiness is a warm gun nihayetinde.
Sal beni haceeeeeeeeeeeeeer. sal beni.
merve: bunu izleyen insana ne verdiniz?
reyyan: ne verdik lan?
bilge: el verdik.
bilge, reyyan ve ben fish eye lensi yüksek bir yere koyup, ona taptık.
abim evini dağıtıyor.
küçük tombul kuzenime gitarını verirken, bana düşen şeyler:
üzerine çilek reçeli damlamış ingilizce-türkçe cep sözlüğü, kapağı yamuk bir çakmak, tel zımba, %80’i kullanılmış mum, bir dişi kırılmış plastik çatal, kopuk bir düğme.
onları da son anda alabildim. az kalsın bunları bile elde edemiycektim. düşünsene.
tam gitmeden evvel, koridorda cool bir bere gördüm,...
pillow.
x: y.
y: x.
x: y.
y: x.
x: uyuyalım.
y: peki.
oğlum ben laktozu görünce bi an çok bitkisel geldi lan. allah belamı versin....
– Kontes Mustafa Can Güçlü.
Reyyanlara gitçektim bugün. Reyyanlara gidip sevişcez diye yıkanmıştım akşam....
– Bilge Barutçu
üzüyosunuz beni.
Jeff Buckley’nin ve Morissey’nin şarkılarını cover yapmanın dünyanın en aptalca fikri olduğunu düşünüyorum. Onlar sadece sahiplerinin üstüne oturabilen kıyafetler gibi. başkası giymeye kalkarsa illaki bir yerden patlıyor. zorlamayın lan olmuyor işte. huysuzlandım bak yine.
biyolojiye giriş.
merve: kahküllerimi uzatacağım. çok üstüme gelindi.
bilge: uzatalım. kulağımızın arkasına atalım. boş boş duruyo kulaklarımız. değerlendirmiş oluruz.
merve: iyi ki memeliyiz. sadece memelilerin kulak kepçeleri vardır bilge unutma.temel biyolojiye giriş sayfa 546. o zamana kadar önsözmüş hep. 546'da girebilmiş ancak biyolojiye.
bilge: Sayfa1- biyoloji çok harika. Sayfa2- biyoloji çok ilginç. Sayfa545- biyoloji çok eğlenceli. Sayfa 546- sadece memelilerin kulak kepçesi vardır. Sayfa 547- harika olduğunu söylemiştim.
Yarın dersanede uyuyabilmek için, şu an uyumuyorum.
– Serhat Kar
Ruhum hep desen desen.
– Osmanboy
zavallı çocuk.
İsmi Kerim olan arkadaşımıza tek tek;
Hepsi, Sinsi, Tepsi, Hamsi, Demokrasi, Sipsi, Mersi, Taksi önadlarını taktığım için kendimi 6 gün affetmeyeceğim.
gelecek salı ise oynadığı güzel futbol dolayısıyla kendisine Messi lakabını layık görmeyi planlıyorum.
odenli.
x: nasılsın?
y: odtü'lüyüm.
x: hangi bölüm?
y: odtü.
buradasorularıbensorarımdesemyalanolur. →
hadi. gidelim.
koluma yazdığım “Lets Go to the Mall” yazısının üzerine yatmam ve o yazının sağ yanağıma olduğu gibi çıkması, bu olayı gün içerisinde bir allahın kulunun bana söylememesi, bunu yolda minik bir ergenin GİDELİM ANAM demesiyle işkillenerek “nereye lan??” diyip aynaya bakmamla öğrenmem harikaydı. HAARİKA.
Tırnaklarımın dip boyası gelmiş laae
– Bilge Barutçu
Bİ YAŞIMA DAHA GİRDİM.
Ezel dizisinde mavi elbisesiyle 3 dakika boyunca figüran olarak arkada kavanoz dansı yapan arkadaşım var.
ceketi olmayan, yürüyen merdivende solda bekleme yapan arkadaşım var.
“içsel devinim” lafını cümlede kullanan arkadaşım var.
ışınlanma makinası icat etmeye çalışırken, yanlışlıkla zamanı hızlı akıtma makinası icat eden arkadaşım var.
limuzin alması 2 davaya bakan arkadaşım...
dur dur. şimdi çok profesyonel bi iş çıkartıcam. NELİ PASTA İSTİYOSUN LAN?
– Osmanboy
1 tag
Ben balık olsam, bir hedefim olurdu lan. Dünyayı gezerdim. zaten su değil mi,...
– Osmanboy
5
bugün Adana’nın kurtuluşu.
okullar falan tatildir şimdi orda.
sanki lanet olası küçük bir çılgın liseli olmak yerine
işsiz bir mezun hali içerisinde değilmişim gibi,
düşündüğüm şeye de bir bakın.
neyse.
çın-çın.
x: dudağım çınlıyor. biri beni öpüyomuş. düşünsene.
y: hehe iyiydi lan.
x: şunu dinle. midem çınlıyor. meğer biri beni yiyiyormuş.
y: ahah. tamam. yeter bence.
x: DUR DUR. ŞU NASIL. götüm çınlıyo, biri beni..
y: LAN?!
NE NE NE
terastayız.
yıldız kayıyor.
dilek tuttun mu diyorsun.
kafamı sallıyorum.
NE NE NE NE NE NE NE diyorsun. 85 kez.
söylemiyorum.
….
televizyon izliyoruz.
uyuşuk bir biçimde.
konuşmuyoruz hiç.
sonra ben birden alakasız bir biçimde tuttuğum dileği söylüyorum.
kafanı çevirip bir kaç saniye boş boş bakıyorsun.
sonra televizyona dönüp
kanalı değiştiriyorsun.
….
ya da.
kalkıp,...
bi daha sakın
yılbaşında, mutfak masasına Jay Jay Johanson’ı çıkartıp ona Alone Again söyletmeyin.
öyle birşey yaparsanız da, akabinde in lan aşağı diyin kibar bir dille.
çünkü ben denedim.
hayırlı olmuyor.
huzur vermiyor.