December 2009
35 posts
dubakalım.
gelecek ay şubattı.
bu ay bubatacak.
burda bi anlam saçmalığı var ama.
of.
herşey çok salak lan.
ya ne olacağıdı.
aslına bakarsan. bunu okumanı istemiyorum. ama mesela. bir sürü şey yazmak istiyorum sana. öyle de bir durum var şimdi. eteğime tüm harleri doldurup, bohçalayıp koşmak istiyorum. nefes nefese kalıyorum oraya geldiğimde. ne olduğunu sormuyorsun. güzel. derin derin nefes almamı izliyorsun. konuşabilecek duruma gelsem de, konuşmuyorum. sonra, sarılmak için kollarıma ihtiyacım olduğunu...
Toz bişey içiyosunuz ya, neskahveli. Beşi bi yerde miydi neydi. hadi kızım ondan...
– Babaannem.
ayheve dıriğğm.
rüyam fazlasıyla ilginçti.
yani en sevdiğim hırkayı makasla 5 parçaya bölüp, tavuk kümesi yapmaya yeltenmeler falan.
bunlar sadece filmlerde olacak kadar,
deneysel.
Cat Power. Cross Bones Style.
404
Bilge, zaman makinası icat ederken tam o sırada uhusu bittiği için, yanlışlıkla zamanı hızlı akıtma makinası icat etti.
bence daha iyi oldu.
bizim eve getirmesini rica ettim, kırmadı, getirdi.
binip temmuza gittim.
şuanda Justin Timberlake ölü mesela. tüm dünya yasta.
oysa sen, tam bir hayalperesttin.
belki hala öylesin.
sarılıp da uyumazsak,...
ben
çay kaşığı yerine tatlı kaşığıyla çayını karıştırıp,
bulaşık deterjanıyla elini yıkayanlardanım.
ne yani. öyle bir topluluk yok mu.
neden teyze?
neden ben ancak bir hayvanın olabileceği kadar yorgun ve omuzumda 54 kiloluk çantamla otobüste ayakta dikilirken, yanıbaşımda oturan sen, bir sonraki durakta inmeye yeltenirmişcesine çeşitli hareketler yaparak beni mutlu edip ama asla otobüsten inmiyorsun?
neden teyze?
Hava neden bu kadar soğuk. Ne gerek var yani?
– Osmanboy.
bence,
benim ellerimin soğuk,
senin ellerinin sıcak olmasının bir nedeni var gibi.
ben kavun yemeyince
hayat güzel.
yatağımın üzerinden patlayan konfetiler falan.
şuğan3
parfüm reklamlarında konuşan fransız kadının sesiyle uyanmak istiyorum.
böyle diyince de sanki bütün parfüm reklamlarında aynı fransız kadın konuşuyomuş gibi oldu.
böyle diyince de bütün parfüm reklamlarında fransız kadınlar konuşmak zorundaymış gibi oldu.
böyle diyince de bütün parfüm reklamlarını fransızlara maletmiş gibi oldum.
böyle diyince de: DONUMU ISLATMIŞ
gibi oldum.
o değil de.
...
şuğan2
mesela şuan:
çıt diye dursun zaman istiyorum. abimin elinden düşen anahtarlık, annemin açtığı musluktan sıçarayan damlalar, babamın tırnak makasından fırlayan tırnak parçası havada donarak asılı kalsın.
istiyorum.
şuğan.
dünyada anlık en çok istediğim şeylerin listesini yapıyorum.
şuan: annemin sesinin bu kadar cırtlak olmaması.
LÜTFEN.
SUS. KADIN.
eğer.
seni arayacaktım.
numaranın bende olmadığı aklıma geldi.
sonra. telefonu kapattım.
içeriden gelen televizyon sesi, resmen nedensiz yere huzur veriyor ha.
ve
ellerim çok üşüyor.
şimdi gidip bir kaç damla su damlatacağım. bakalım donacak mı.
çünkü yapacak daha iyi bir işim yok.
..
..
yağni.
sonra da gülegüle demeden gittim.
hem gitmenin, gülmelisi mi olurmuş.
Sanki siz çocuklar, kalplerinizi değiş tokuş etmişsiniz gibi.
– komşu teyze.
ekme karası.
çoğoşuma gidiyor böyle.
dün düğün vardı.
buketi yakalayamadım. sonra çok da önemli değilmiş gibi hareketler yaptım.
ama doğacak çocuğa 3 yaşında piyano çalmasını istediğime dair el kol hareketleri yaptığım bir vidyo çektim mesela. o iyiydi bence.
farkettiniz mi.
sürekli hareket halindeyim. seyir ediyorum adeta. sürtünmesiz ortamlardayım
sonra işte.
öyle.